4 Kasım 2020 Çarşamba

İç Denetim Yönetmeliğinin Amacı ve Önemi

İç denetim yönetmeliği, iç denetim faaliyetinin amaç, yetki ve sorumluluklarını tanımlayan resmî nitelikte yazılı bir belgedir. Resmi olarak onaylanmış, yazılı bir iç denetim yönetmeliğinin olması, iç denetim faaliyetinin yönetilmesinde kritik öneme sahiptir.

Yönetmelik;

(a) iç denetim faaliyetinin kurum içindeki konumunu belirlemeli,

(b) denetim görevlerinin yerine getirilmesi için gereken kayıtlara, personele, demirbaşlara ve ilgili mahallere erişim yetkisini düzenlemeli

(c) iç denetim faaliyetlerinin kapsamını tanımlamalıdır.


İç denetim yönetmeliği, iç denetim faaliyetinin amacını, yetkisini ve sorumluluğunu tanımlayan resmî bir belgedir. İç denetim yönetmeliği, bir kurum içerisinde iç denetim faaliyetinin konumunu, iç denetim yöneticisinin yönetim kuruluna işlevsel bağlılığını da içerecek şekilde belirler, görevlerin gerçekleştirilmesi ile ilgili olan kayıtlara, personele ve fiziki varlıklara erişimi yetkilendirir ve iç denetim faaliyetlerinin kapsamını tanımlar. İç denetim yönetmeliğinin nihaî onay mercii Yönetim Kuruludur.

Kuruma sağlanan güvence ve danışmanlık hizmetlerinin niteliği iç denetim yönetmeliğinde tanımlanmak zorundadır. Eğer kurum dışından taraflara güvence hizmeti temin edilecekse, bunların niteliği de yönetmelikte tanımlanmalıdır.

İç Denetim Yönetmeliğinin Unsurları:

IIA, iç denetim faaliyetinin gücünü ve etkinliğini destekleyen ve iç denetim yönetmeliğinde ele alınması gereken yedi temel alan belirlemiştir.

1. Misyon ve Amaç

2. Uluslararası İç Denetim Mesleki Uygulama Standartları

3. Yetki

4. Bağımsızlık ve Tarafsızlık

5. İç Denetim Faaliyetlerinin Kapsamı

6. Sorumluluk

7. Kalite Güvence ve İyileştirme Programı

IIA'in 2021 Yılına İlişkin OnRisk Raporu

IIA 2021 yılına ilişkin riskler ile ilgili yeni raporunu yayımladı. OnRisk 2021 çalışması, YK’larının C kademe yönetimin ve iç denetim yöneticilerinin; gelecek yıl kurumların karşılaşacağı 11 temel riski nasıl gördüğünü ölçmek için anketleri kullanmaktadır.  

Raporda, çok çeşitli riskleri ve iyileştirilmesi gereken alanları yansıtan beş temel gözlem yer alıyor:

İş sürekliliği , kriz yönetimi ve siber güvenlik:

2021 için en yüksek puan alan risklerdir. COVID-19 salgınının getirdiği zorlukların yanı sıra teknolojiye ve verilere olan bağımlılığın artması, bu riskleri artırıyor. Bazı siber tehditler, çalışanların evden çalışmaya geçmesi ve pandemi sebebiyle e-ticarete yoğun bir geçişle birlikte artmıştır.

Organizasyonel riskler:

Tüm katılımcılar, yıkıcı yenilik ve yetenek yönetimini en etkili riskler arasında değerlendiriyor. Yine de, C kademe katılımcıları kişisel bilgilerini ve kuruluşun bu risklerle ilgili yeteneklerini en düşükler değerlendirmiştir.

Yöneticilerin risk algıları İDY’ler ve YK ile uyumlu değildir:

Yönetim kurulu üyeleri ve iç denetim yöneticileri (İDY’ler), OnRisk 2021'de yer alan risklerin ilgili düzeyine ilişkin algıları konusunda büyük ölçüde uyum içindedir. Bununla birlikte, yönetimin risklere ilişkin sıralaması özellikle ekonomik ve politik dalgalanma açısından genel olarak daha düşüktür. C kademe, yetenek yönetimi, kültür ve iş sürekliliği gibi operasyonel risklere daha yüksek önem vermiştir.

Riskleri yönetme yeteneği hakkındaki algılar daha uyumludur.

Yanıtlar, risk yönetimi konusunda kurumsal yetenekler konusunda daha yakındır. Geçen yılki raporda belirtilen aşırı güven bu sene azalmış görünüyor. Yenilenen risk değerlendirmelerine ve risk yönetimi sorumluları arasında daha sıkı iletişim ve işbirliğine odaklanan COVID-19'a verilen yanıtlar, muhtemelen kurumsal güçlü ve zayıf yönler konusunda daha güçlü bir uyum sağlamıştır.

Yöneticiler; kurumsal yönetişimi, YK ve İDY’den daha az ilgili bir risk olarak görmektedir.

Kurumsal yönetim konusunda sıralamalarındaki eşitsizlik önemli ve anlamlıdır. Yöneticilerin bu riski daha düşük seviyede sıralaması, kişisel bilgi ve organizasyonel yeteneklerdeki daha yüksek sıralaması, yönetimin bu alanlarda kendine güveninin YK ve İç Denetim Yöneticilerinden kopuk olduğunu gösteriyor.

Rapor, incelenen 11 temel riskin her birinin derinlemesine incelemeleri ve risk yönetimi ile ilgili üç tarafı için önerilen eylemleri içermektedir.

25 Ağustos 2015 Salı

RİSK TEMELLİ DENETİM YAKLAŞIMI BİZE NE KAZANDIRIR ?


İç denetim standartları iç denetimi aşağıdaki gibi tanımlamaktadır:

İç denetim; bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden bağımsız ve objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. İç denetim; kurumun risk yönetim, kontrol ve yönetişim (kurumsal yönetim) süreçlerinin etkililiğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur.

Dolayısıyla iç denetim çalışmalarının yerine getirilmesi için kurumun risk yönetim süreçlerinin anlaşılması gerekmektedir.

İç denetimin mesleğinin gelişmesinde aşağıdaki gibi üç aşamadan bahsedebiliriz. :

1.    Sayma ve gözlemleme,

2.    İç kontrol sistemini değerlendirme,

3.    İş süreçlerinin risk bakış açısıyla değerlendirilmesi.

Risk temelli yaklaşım iç denetimde önemli bir felsefi değişim getirmiştir. 

Öncelikle iç denetimde odak, geçmiş ve bugünü içeren bir kapsamdan bugün ve geleceği içeren bir yaklaşıma kaymıştır. Sadece geçmişteki olayları inceleyen bir yaklaşım tarzı iç denetimin değerini sınırlandırır.

Mevcut ve gelecekteki riklere odaklanmak ise kurumun hedeflerine ulaşması için engelleri ortadan kaldırmada daha doğru bir yaklaşım sağlar.

Ayrıca bu şekilde elde edilecek bilgiler kurumsal yönetim açısından üst yönetime önemli girdiler sağlayabilir.

9 Haziran 2015 Salı

CoCo İÇ KONTROL ÇERÇEVESİ

İç kontrol sistemlerinin oluşturulmasında "iç kontrol çerçeveleri" şirket yönetimlerine yol göstericidir.

Dünyada genel olarak kabul gören iç kontrol çerçevesi COSO olmakla birlikte farklı iç control çerçeveleri de bulunmaktadır.

Bu yazımızda CoCo iç control çerçevesi ile ilgili genel bilgiler vermeyi amaçladık.

CoCo iç kontrol çerçevesi, 1995 yılında Kanada Sertifikalı Kamu Muhasebecileri Enstitüsü (Canadian Institute of Char­tered Accountants) tarafından “Kontroller Üzerine Rehber” adıyla yayınlanmıştır.

Bu iç kontrol çerçevesinde; etkin iç kontrollerin sağlanması için organizasyonun 4 alanıyla ilgili prensipler sıralanmaktadır. Bunlar;  a
maç (purpose), bağlılık (commitment), yeterlilik (capability), izleme ve öğrenmedir.(monitoring and learning).

Bu prensipleri ana hatlarıyla açıklayalım.


1.      Amaç: Kurumun; misyon, vizyon, strateji, risk ve fırsatlar, politikalar, planlar ve performans hedeflerinin kişilerin anlayabilmesi için açık kontrol kriterleri sağlaması. 


2.      Bağlılık: Kişilerin kontrol felsefesine bağlılıklarını sağlayacak etik değerler, güvenilirlik, insan kaynakları politikaları ve hesap verilebilirlikle ilgili sistemler.

3.      Yeterlilik: Kişilerin iyi iç kontrolleri kurmak ve riskleri değerlendirmek katkıda bulunmalarını sağlamak üzere sahip olması gereken bilgi, yetenek, araçlar, iletişim süreçleri ve koordinasyon faaliyetleridir.

4.      İzleme ve Öğrenme: İç ve dış çevrenin ve performansın, kontrollerin etkinliğinin, üretilen bilgilerin ve bilgi sistemlerinin uygunluğunun izlenmesini ve değerlendirilmesini içerir.
 
CoCo iç kontrol çerçevesi, dar bir finansal kontrol bakış açısı yerine; iç kontrol kavramını oluşturan süreçleri, değerleri ve yapıları dikkate almaktadır.





21 Mayıs 2015 Perşembe

İŞLETMELERDE SUİSTİMAL (YOLSUZLUK) RİSKLERİNİN YÖNETİMİ


 
Şirket içi suiistimaller işletmeler için önemli bir kayıp unsurudur. Şirket yönetimleri suiistimallerin önlenmesi ve muhtemel suiistimallerin ortaya çıkartılması için gerekli tedbirleri almalıdır.

Devamı için...
 

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/127malicozum/016_Mustafa_KOCAMEŞE.pdf

 

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Denetimde Raporlama Kalitesi İçin Öneriler


Yapılan bir denetim çalışmasının nihai ürünü yazılan denetim raporudur. Denetim raporları, çoğu kere, şirket yöneticileri ve yönetim kurulunun iç denetim faaliyeti ile ilgili gördükleri tek doküman durumundadır. Her ne kadar denetim çalışması sırasında detaylı ve titiz bir çalışma yürütülse de nihai raporda bulguların doğru bir şekilde ifade edilememesi halinde yapılan çalışmanın faydası sınırlı kalacaktır. Denetim raporlarının kalitesinin sağlanabilmesinde dikkat edilecek başlıca konular şu şekilde sıralanabilir.

Raporlamalar; doğru, objektif, açık, özlü, yapıcı, tam olmak ve zamanında sunulma zorundadır.

- Doğru raporlamalar, hatalardan veya çarpıtmalardan uzaktır ve altında yatan gerçeklere sadıktır.
- Objektif raporlamalar, âdil, tarafsız ve önyargısızdır.

- Açık raporlamalar, kolayca anlaşılabilir ve mantıklıdır,bütün önemli ve ilgili bilgiyi sağlar.

- Özlü raporlamalar, konuyu doğrudan anlatır,
- Yapıcı raporlamalar, müşterisine ve kurumuna yardımcıdır,

- Tam raporlamalar, bütün önemli ve ilgili bilgi, tavsiye ve sonuçları destekleyecek gözlemleri içerir.
- Zamanında raporlamalar, gerekli düzeltici tedbirin alınmasını sağlayacak bir şekilde zamanında yapılan raporlamalardır.


Raporlama kalitesinin sağlanabilmesi için öneriler:
- Veri ve delilleri, dikkat ve hassasiyetle toplayın, değerlendirin ve özetleyin.

- Tespit, sonuç ve tavsiyeleri, önyargısız ve tarafsız bir şekilde, kişisel çıkarları göz önüne almadan ve başkalarının etkisi altında kalmadan ortaya çıkartın ve ifade edin.

- Sunulan her düşüncenin anlamlı fakat özlü ve kısa olması amacıyla raporlarınızı hazırlayın.

- Kurumun amaçlarına odaklanan, faydalı, olumlu, anlamlı bir rapor içeriği ve tarzı benimseyin. 

- Raporlamanın kurumun kültürü ile uyumlu olmasına dikkat edin.


27 Mart 2015 Cuma

Aile Şirketlerinde İç Denetim


Dünya uygulamalarına bakıldığında iç denetim faaliyetinin ortaya çıkmasının tamamen şirket sahiplerinin ihtiyaçlarından kaynaklandığı görülmektedir.
Aile şirketleri açısından bakıldığında, en önemli ihtiyaç şirket varlıklarının korunması konusunda iç denetim faaliyetinin şirket sahiplerine belirli bir güvence sağlamasıdır.
Şirketler büyüdükçe sahiplerinin işlem seviyesinde kontrol edebildikleri alanlar azalır. Belirli bir büyüklüğe ulaşan aile şirketlerinde ise genellikle varlıkların korunması güdüsüyle iç denetim departmanlarının oluşturulması gündeme gelir.

İç denetim departmanlarının ilk kez kurulduğu firmalarda genellikle öncelikli faaliyet alanı nakit ve stok gibi varlıklar üzerindeki kontroller, yani bu varlıkların korunmasıdır.

Finansal raporların güvenilirliği, özellikle vergi ve sosyal güvenlik alanında yasal mevzuata uygunluğun sağlanması gibi konular da iç denetim çalışmalarının kapsamına girebilir.

Şirketlerin büyümesi ve kurumsallaşması ile birlikte iç denetim faaliyetinin varlıkları koruma noktasından katma değer yaratma noktasına kaydığı gözlemlenir.
Bu seviyede iç denetim; iş süreçlerinin geliştirilmesi, operasyonel verimlilik, risk yönetimi gibi katma değerli faaliyetler içerisinde yer almaya başlar.
İç denetim faaliyeti kurumun  yönetişim faaliyetlerinin geliştirilmesi için tavsiyelerde bulunmak ve yapılacak iç denetim çalışmaları ile kurumsal yönetim yapısına katkıda bulunabilir.