2 Kasım 2021 Salı

UZAKTAN DENETİM

Öteden beri bazı uygulamaları olsa da COVID-19 pandemisi ile birlikte seyahat kısıtlamaları, ülkelerin uyguladığı kapanma önlemleri ve şirketlerin evden çalışma uygulamasına geçmeleri gibi sebeplerle uzaktan denetim daha fazla gündeme gelmiştir.

Uzaktan denetim çalışmalarında denetimin tümünün uzaktan yapıldığı veya bir kısmının uzaktan yürütüldüğü duruma göre iki ana şekilde yürütülebilmektedir. 

Uzaktan denetimin safhaları, pek çok açıdan yüz yüze yürütülen denetimlere benzemektedir. Farklar ise daha çok denetimin yürütülmesi aşamasında ortaya çıkmaktadır.-

Uzaktan Denetimlerde;

Ø  Denetçiler yönetimle görüşmeler için web konferansları ve takip için de e-posta ve telefon kullanırlar.

Ø  Denetim ekipleri, denetimin ayrıntılarını tartışmak için web konferanslar ile bir araya gelirler.

Ø  Görevler elektronik çalışma kağıtlarında izlenir.

Ø  Denetçiler video konferans yoluyla süreç sahipleriyle görüşür. Denetlenenin sistemine uzaktan bağlanırlar.

Ø  Denetçiler, uzaktan bağlantı ve dosya transferi ile örnek işlemler alır ve uygunlukları test eder.

Ø  Bulgular web konferansı yoluyla görüşülür.


18 Ekim 2021 Pazartesi

İÇ DENETIM BIRIMININ KURUM İÇINDEKI KONUMU VE RAPORLAMA İLIŞKILERI

Bağımsızlık ve objektiflik iç denetim açısından birbiri ile yakından ilişkilidir. İç denetim departmanının bağımsız ve objektif şekilde faaliyet gösterebilmesi gereklidir. Bağımsızlığın şartı ise organizasyon içerisinde iç denetim departmanı ve iç denetim yöneticisinin uygun şekilde konumlandırılmış olmasıdır.

İç Denetim Yöneticisi, kurum içinde, iç denetim faaliyetinin sorumluluklarını yerine getirmesine imkân sağlayan bir yönetim kademesine bağlı olmak zorundadır. İç Denetim Yöneticisi, en az yılda bir kez de yönetim kuruluna iç denetim faaliyetinin kurum içi bağımsızlığını teyit etmelidir.

Kurum içi bağımsızlık iç denetim yöneticisinin işlevsel olarak yönetim kuruluna raporlama yapmasıyla etkili şekilde sağlanır. İşlevsel raporlama örnekleri, yönetim kurulunun;

 İç denetim yönetmeliğini onaylaması,

Risk amaçlı iç denetim planını onaylaması,

İç denetim bütçe ve kaynak planlarını onaylaması,

İç denetim yöneticisinden iç denetim faaliyetinin plana ve diğer konulara göre başarımı (performansı) hakkında bilgi alması,

İç denetim yöneticisini atama ve azletme kararlarını onaylaması,

İç denetim yöneticisinin ücretini onaylaması,

Yönetimle ve iç denetim yöneticisiyle, kapsam uygunsuzlukları ya da kaynak kısıtları olup olmadığı hakkında görüşmeler yapmasıdır.

Üst yönetim ve yönetim kurulunun desteği, iç denetim faaliyetinin, denetlenen birimlerin işbirliğini kazanmasına ve işlerini müdahaleden uzak bir şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olur.

İç denetim yöneticisinin İşlevsel olarak kurula ve idari olarak kuruluşun icra kurulu başkanına raporlama yapması örgütsel bağımsızlığı kolaylaştırır. En azından İDY'nin, kurum içerisinde bağımsızlığı, denetim kapsamının geniş olmasını, denetim sonuçlarının etkili iletişimini ve aksiyonların alınmasını sağlayabilecek şekilde kuruluştaki yeterli yetkiye sahip bir kişiye rapor vermesi gerekir.

 

1 Şubat 2021 Pazartesi

Kurumsal Yönetim Kavramı

Kurumsal yönetim; şirketlerin menfaat sahipleri, yönetim kurulu ve icradan sorumlu yöneticileri arasındaki ilişkiler ile ilgilidir. Bu ilişkiler çeşitli kurallar ile düzenlenmiş olup kurumsal amaçların belirlenmesi, bu amaçlara ulaşmak için stratejilerin oluşturulması, operasyonel planların hazırlanması, performansın izlenmesi ve sonuçların şeffaf bir şekilde ilgililerle paylaşılması konularında bir çerçeve oluşturur.

Kurumsal yönetimin tanımı bu kavramın ilk kez hayata geçirilmesini sağlayan OECD’nin yaptığı tanımlardan hareketle aşağıdaki gibi yapılabilir:

Kurumsal Yönetim işletmelerin ve diğer organizasyonların adillik, sorumluluk, hesap verilebilirlik ve şeffaflık içinde yönetilmelerini sağlamaya yönelik tavsiye ve kurallar bütünüdür.  Amacı ise sürdürülebilir, kalıcı ve verimli yönetilen şirketler veya organizasyonlara yardımcı olarak rehberlik etmektir.

Kurumsal yönetim ilkeleri çeşitli kaynaklarda aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.

1.    Adillik: Yönetimin tüm faaliyetlerinde, pay ve menfaat sahiplerine eşit davranmasını ve olası çıkar çatışmalarının önüne geçilmesini,

2.    Şeffaflık: Sır niteliğinde ve henüz kamuya açıklanmamış bilgiler hariç olmak üzere şirket veya diğer yönetimlerle ile ilgili finansal ve finansal olmayan bilgilerin, zamanında, doğru, eksiksiz, anlaşılabilir, yorumlanabilir, düşük maliyetle ve kolay erişilebilir bir şekilde kamuya duyurulmasını,

3.    Hesap verebilirlik: Yönetim Kurulu üyelerinin ilgili tüzel kişiliğe ve dolayısıyla pay sahiplerine veya paydaşlara karşı olan hesap verme zorunluluğunu,

4. Sorumluluk: Yönetimin görevi sırasında yaptığı tüm faaliyetlerinin mevzuata, esas sözleşmeye ve tüm düzenlemelere uygunluğunu ve bunun denetlenmesini ifade eder.

Ülkemizdeki düzenlemeler kurumsal yönetim İlkeleri açısından değerlendirildiğinde, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun kurumsallaşma ve kurumsal yönetimin çerçevesini belirleme anlamında önemli düzenlemeler getirdiği görülmektedir. Yeni TTK’nın gerekçesinde, özellikle pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerde, pay sahipleri başta olmak üzere, tüm ilgililerin menfaatlerini ideal düzeyde korumaya yönelmiş yeni bir kurallar sisteminin kendisini kabul ettirmeye çalıştığı belirtilmektedir.  Anılan kuralların temelleri şeffaflık, iyi ve hesabı verilebilir bir yönetim ve etkili bir iç ve dış denetimdir. Söz konusu ilkeler kurumsal yönetim ilkeleri olarak adlandırılmıştır. TTK’nda kurumsal yönetimin dört taşıyıcı kolon üzerine oturduğu belirtilmiş olup bunlar şeffaflık, adillik, hesap verilebilirlik ve sorumluluktur.

Bunun yanı sıra Sermaye Piyasası Kurulu’nun Kurumsal Yönetim Tebliği ile payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan ortaklıklar tarafından uygulanacak kurumsal yönetim ilkeleri ve ilişkili taraf işlemlerine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Tebliğin ekinde kurumsal yönetim ilkeleri belirtilmiştir. İlkeler de 4 başlık altında sıralanmış olup bunlar; pay sahipleri, kamuyu aydınlatma ve şeffaflık, menfaat sahipleri ve yönetim kurulu ile ilgili düzenlemeler içermektedir. -Tebliğin amacı ve kapsamı, ortaklıklar tarafından uygulanacak kurumsal yönetim ilkeleri ve ilişkili taraf işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek olarak açıklanmıştır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetim Kurulu tarafından yayımlanan “Bankaların Kurumsal Yönetim İlkelerine İlişkin Yönetmelik” kurumsal yönetimi; “Banka üst yönetiminin bankayı, belirlenmiş hedefler, Kanun, Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemeler ile ilgili diğer mevzuat, ana sözleşme ve banka içi düzenlemeler ile bankacılık etik kuralları doğrultusunda, tüm menfaat ve pay sahipleri ile tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini koruyacak biçimde yönetimi” olarak tanımlamıştır.

Uluslararası İç Denetim Mesleki Uygulama Standartları ise kurumsal yönetimi; “Üst yönetim, yönetim kurulu ve denetim kurulu tarafından, kurumun amaçlarına ulaşmaya yönelik olarak, kurumun faaliyetlerinin raporlanması, yönlendirilmesi, yönetilmesi ve izlenmesi gayesiyle uygulanan yapı ve süreçlerin bir birleşimidir.” Şeklinde tanımlamaktadır. Standartlardaki Yönetim Kurulu’na ve onun kurumsal yönetim konusundaki faaliyetlerine önem verilmektedir.

15 Aralık 2020 Salı

Denetim Evreni Nedir?

Denetim evreni, kurumun kendisi, bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinde yürütülen faaliyet, süreç vb. denetim alanlarının tamamını ifade eder.

Denetim evreninde yer alan tüm faaliyetlerin/süreçlerin denetim planlanması aşamasında risk değerlendirmesine tabi tutularak değerlendirilmesi gereklidir. Bunun için de denetim evreninin planlama aşamasına geçmeden önce doğru bir şekilde tanımlanması önemlidir.

Denetim evreninin hazırlanmasında süreç bazlı yaklaşım esas alınır. Buna ilave olarak süreçteki faaliyetler ilgili oldukları şirket ve departmanlar ile de ilişkilendirilirler. Bu ilişkilendirme neticesinde süreçlerin ana süreç, alt süreç ve birim bazında nasıl ele alınacağı denetim planının hazırlanması sırasında belirlenir.

Önemli organizasyonel değişiklikler, yeni uygulamalar, projeler veya yasal değişikliklerin ortaya çıkması halinde, ortaya çıkan yeni durumun denetim evrenine yansıtılması gerekir.

Denetim evrenini; güncel olması açısından, en azından yıllık bazda değerlendirmek tavsiye edilir.

17 Kasım 2020 Salı

Denetimde Açılış Toplantısı Yapmanın Önemi

Denetim çalışmasının başlangıcında denetlenecek şirket / süreç / faaliyet ile ilgili yönetici pozisyonundaki kişilerle bir başlangıç toplantısı yapmak faydalıdır. 

Denetim açılış toplantısının amacı taraflar arasında denetim için verimli bir bakış açısı sağlamak ve denetim çalışma tarzı ve hedefleri ile ilgili ortak bir anlayış oluşturmak olmalıdır. 

Başlangıç toplantısında genelde aşağıdaki konularda fikir alışverişi ve uzlaşma sağlamak amaçlanır:

- Denetlenecek birim ve faaliyetler ile incelenecek süreç ve kontroller,

- Denetim planı ve denetim yaklaşımı,

- Görüşülecek ilgili departman ve birimler,

Tarafların rol ve sorumlulukları,

- Süre.


4 Kasım 2020 Çarşamba

İç Denetim Yönetmeliğinin Amacı ve Önemi

İç denetim yönetmeliği, iç denetim faaliyetinin amaç, yetki ve sorumluluklarını tanımlayan resmî nitelikte yazılı bir belgedir. Resmi olarak onaylanmış, yazılı bir iç denetim yönetmeliğinin olması, iç denetim faaliyetinin yönetilmesinde kritik öneme sahiptir.

Yönetmelik;

(a) iç denetim faaliyetinin kurum içindeki konumunu belirlemeli,

(b) denetim görevlerinin yerine getirilmesi için gereken kayıtlara, personele, demirbaşlara ve ilgili mahallere erişim yetkisini düzenlemeli

(c) iç denetim faaliyetlerinin kapsamını tanımlamalıdır.


İç denetim yönetmeliği, iç denetim faaliyetinin amacını, yetkisini ve sorumluluğunu tanımlayan resmî bir belgedir. İç denetim yönetmeliği, bir kurum içerisinde iç denetim faaliyetinin konumunu, iç denetim yöneticisinin yönetim kuruluna işlevsel bağlılığını da içerecek şekilde belirler, görevlerin gerçekleştirilmesi ile ilgili olan kayıtlara, personele ve fiziki varlıklara erişimi yetkilendirir ve iç denetim faaliyetlerinin kapsamını tanımlar. İç denetim yönetmeliğinin nihaî onay mercii Yönetim Kuruludur.

Kuruma sağlanan güvence ve danışmanlık hizmetlerinin niteliği iç denetim yönetmeliğinde tanımlanmak zorundadır. Eğer kurum dışından taraflara güvence hizmeti temin edilecekse, bunların niteliği de yönetmelikte tanımlanmalıdır.

İç Denetim Yönetmeliğinin Unsurları:

IIA, iç denetim faaliyetinin gücünü ve etkinliğini destekleyen ve iç denetim yönetmeliğinde ele alınması gereken yedi temel alan belirlemiştir.

1. Misyon ve Amaç

2. Uluslararası İç Denetim Mesleki Uygulama Standartları

3. Yetki

4. Bağımsızlık ve Tarafsızlık

5. İç Denetim Faaliyetlerinin Kapsamı

6. Sorumluluk

7. Kalite Güvence ve İyileştirme Programı

IIA'in 2021 Yılına İlişkin OnRisk Raporu

IIA 2021 yılına ilişkin riskler ile ilgili yeni raporunu yayımladı. OnRisk 2021 çalışması, YK’larının C kademe yönetimin ve iç denetim yöneticilerinin; gelecek yıl kurumların karşılaşacağı 11 temel riski nasıl gördüğünü ölçmek için anketleri kullanmaktadır.  

Raporda, çok çeşitli riskleri ve iyileştirilmesi gereken alanları yansıtan beş temel gözlem yer alıyor:

İş sürekliliği , kriz yönetimi ve siber güvenlik:

2021 için en yüksek puan alan risklerdir. COVID-19 salgınının getirdiği zorlukların yanı sıra teknolojiye ve verilere olan bağımlılığın artması, bu riskleri artırıyor. Bazı siber tehditler, çalışanların evden çalışmaya geçmesi ve pandemi sebebiyle e-ticarete yoğun bir geçişle birlikte artmıştır.

Organizasyonel riskler:

Tüm katılımcılar, yıkıcı yenilik ve yetenek yönetimini en etkili riskler arasında değerlendiriyor. Yine de, C kademe katılımcıları kişisel bilgilerini ve kuruluşun bu risklerle ilgili yeteneklerini en düşükler değerlendirmiştir.

Yöneticilerin risk algıları İDY’ler ve YK ile uyumlu değildir:

Yönetim kurulu üyeleri ve iç denetim yöneticileri (İDY’ler), OnRisk 2021'de yer alan risklerin ilgili düzeyine ilişkin algıları konusunda büyük ölçüde uyum içindedir. Bununla birlikte, yönetimin risklere ilişkin sıralaması özellikle ekonomik ve politik dalgalanma açısından genel olarak daha düşüktür. C kademe, yetenek yönetimi, kültür ve iş sürekliliği gibi operasyonel risklere daha yüksek önem vermiştir.

Riskleri yönetme yeteneği hakkındaki algılar daha uyumludur.

Yanıtlar, risk yönetimi konusunda kurumsal yetenekler konusunda daha yakındır. Geçen yılki raporda belirtilen aşırı güven bu sene azalmış görünüyor. Yenilenen risk değerlendirmelerine ve risk yönetimi sorumluları arasında daha sıkı iletişim ve işbirliğine odaklanan COVID-19'a verilen yanıtlar, muhtemelen kurumsal güçlü ve zayıf yönler konusunda daha güçlü bir uyum sağlamıştır.

Yöneticiler; kurumsal yönetişimi, YK ve İDY’den daha az ilgili bir risk olarak görmektedir.

Kurumsal yönetim konusunda sıralamalarındaki eşitsizlik önemli ve anlamlıdır. Yöneticilerin bu riski daha düşük seviyede sıralaması, kişisel bilgi ve organizasyonel yeteneklerdeki daha yüksek sıralaması, yönetimin bu alanlarda kendine güveninin YK ve İç Denetim Yöneticilerinden kopuk olduğunu gösteriyor.

Rapor, incelenen 11 temel riskin her birinin derinlemesine incelemeleri ve risk yönetimi ile ilgili üç tarafı için önerilen eylemleri içermektedir.

25 Ağustos 2015 Salı

RİSK TEMELLİ DENETİM YAKLAŞIMI BİZE NE KAZANDIRIR ?


İç denetim standartları iç denetimi aşağıdaki gibi tanımlamaktadır:

İç denetim; bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden bağımsız ve objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. İç denetim; kurumun risk yönetim, kontrol ve yönetişim (kurumsal yönetim) süreçlerinin etkililiğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur.

Dolayısıyla iç denetim çalışmalarının yerine getirilmesi için kurumun risk yönetim süreçlerinin anlaşılması gerekmektedir.

İç denetimin mesleğinin gelişmesinde aşağıdaki gibi üç aşamadan bahsedebiliriz. :

1.    Sayma ve gözlemleme,

2.    İç kontrol sistemini değerlendirme,

3.    İş süreçlerinin risk bakış açısıyla değerlendirilmesi.

Risk temelli yaklaşım iç denetimde önemli bir felsefi değişim getirmiştir. 

Öncelikle iç denetimde odak, geçmiş ve bugünü içeren bir kapsamdan bugün ve geleceği içeren bir yaklaşıma kaymıştır. Sadece geçmişteki olayları inceleyen bir yaklaşım tarzı iç denetimin değerini sınırlandırır.

Mevcut ve gelecekteki riklere odaklanmak ise kurumun hedeflerine ulaşması için engelleri ortadan kaldırmada daha doğru bir yaklaşım sağlar.

Ayrıca bu şekilde elde edilecek bilgiler kurumsal yönetim açısından üst yönetime önemli girdiler sağlayabilir.

9 Haziran 2015 Salı

CoCo İÇ KONTROL ÇERÇEVESİ

İç kontrol sistemlerinin oluşturulmasında "iç kontrol çerçeveleri" şirket yönetimlerine yol göstericidir.

Dünyada genel olarak kabul gören iç kontrol çerçevesi COSO olmakla birlikte farklı iç control çerçeveleri de bulunmaktadır.

Bu yazımızda CoCo iç control çerçevesi ile ilgili genel bilgiler vermeyi amaçladık.

CoCo iç kontrol çerçevesi, 1995 yılında Kanada Sertifikalı Kamu Muhasebecileri Enstitüsü (Canadian Institute of Char­tered Accountants) tarafından “Kontroller Üzerine Rehber” adıyla yayınlanmıştır.

Bu iç kontrol çerçevesinde; etkin iç kontrollerin sağlanması için organizasyonun 4 alanıyla ilgili prensipler sıralanmaktadır. Bunlar;  a
maç (purpose), bağlılık (commitment), yeterlilik (capability), izleme ve öğrenmedir.(monitoring and learning).

Bu prensipleri ana hatlarıyla açıklayalım.


1.      Amaç: Kurumun; misyon, vizyon, strateji, risk ve fırsatlar, politikalar, planlar ve performans hedeflerinin kişilerin anlayabilmesi için açık kontrol kriterleri sağlaması. 


2.      Bağlılık: Kişilerin kontrol felsefesine bağlılıklarını sağlayacak etik değerler, güvenilirlik, insan kaynakları politikaları ve hesap verilebilirlikle ilgili sistemler.

3.      Yeterlilik: Kişilerin iyi iç kontrolleri kurmak ve riskleri değerlendirmek katkıda bulunmalarını sağlamak üzere sahip olması gereken bilgi, yetenek, araçlar, iletişim süreçleri ve koordinasyon faaliyetleridir.

4.      İzleme ve Öğrenme: İç ve dış çevrenin ve performansın, kontrollerin etkinliğinin, üretilen bilgilerin ve bilgi sistemlerinin uygunluğunun izlenmesini ve değerlendirilmesini içerir.
 
CoCo iç kontrol çerçevesi, dar bir finansal kontrol bakış açısı yerine; iç kontrol kavramını oluşturan süreçleri, değerleri ve yapıları dikkate almaktadır.





21 Mayıs 2015 Perşembe

İŞLETMELERDE SUİSTİMAL (YOLSUZLUK) RİSKLERİNİN YÖNETİMİ


 
Şirket içi suiistimaller işletmeler için önemli bir kayıp unsurudur. Şirket yönetimleri suiistimallerin önlenmesi ve muhtemel suiistimallerin ortaya çıkartılması için gerekli tedbirleri almalıdır.

Devamı için...
 

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/127malicozum/016_Mustafa_KOCAMEŞE.pdf

 

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Denetimde Raporlama Kalitesi İçin Öneriler


Yapılan bir denetim çalışmasının nihai ürünü yazılan denetim raporudur. Denetim raporları, çoğu kere, şirket yöneticileri ve yönetim kurulunun iç denetim faaliyeti ile ilgili gördükleri tek doküman durumundadır. Her ne kadar denetim çalışması sırasında detaylı ve titiz bir çalışma yürütülse de nihai raporda bulguların doğru bir şekilde ifade edilememesi halinde yapılan çalışmanın faydası sınırlı kalacaktır. Denetim raporlarının kalitesinin sağlanabilmesinde dikkat edilecek başlıca konular şu şekilde sıralanabilir.

Raporlamalar; doğru, objektif, açık, özlü, yapıcı, tam olmak ve zamanında sunulma zorundadır.

- Doğru raporlamalar, hatalardan veya çarpıtmalardan uzaktır ve altında yatan gerçeklere sadıktır.
- Objektif raporlamalar, âdil, tarafsız ve önyargısızdır.

- Açık raporlamalar, kolayca anlaşılabilir ve mantıklıdır,bütün önemli ve ilgili bilgiyi sağlar.

- Özlü raporlamalar, konuyu doğrudan anlatır,
- Yapıcı raporlamalar, müşterisine ve kurumuna yardımcıdır,

- Tam raporlamalar, bütün önemli ve ilgili bilgi, tavsiye ve sonuçları destekleyecek gözlemleri içerir.
- Zamanında raporlamalar, gerekli düzeltici tedbirin alınmasını sağlayacak bir şekilde zamanında yapılan raporlamalardır.


Raporlama kalitesinin sağlanabilmesi için öneriler:
- Veri ve delilleri, dikkat ve hassasiyetle toplayın, değerlendirin ve özetleyin.

- Tespit, sonuç ve tavsiyeleri, önyargısız ve tarafsız bir şekilde, kişisel çıkarları göz önüne almadan ve başkalarının etkisi altında kalmadan ortaya çıkartın ve ifade edin.

- Sunulan her düşüncenin anlamlı fakat özlü ve kısa olması amacıyla raporlarınızı hazırlayın.

- Kurumun amaçlarına odaklanan, faydalı, olumlu, anlamlı bir rapor içeriği ve tarzı benimseyin. 

- Raporlamanın kurumun kültürü ile uyumlu olmasına dikkat edin.


27 Mart 2015 Cuma

Aile Şirketlerinde İç Denetim


Dünya uygulamalarına bakıldığında iç denetim faaliyetinin ortaya çıkmasının tamamen şirket sahiplerinin ihtiyaçlarından kaynaklandığı görülmektedir.
Aile şirketleri açısından bakıldığında, en önemli ihtiyaç şirket varlıklarının korunması konusunda iç denetim faaliyetinin şirket sahiplerine belirli bir güvence sağlamasıdır.
Şirketler büyüdükçe sahiplerinin işlem seviyesinde kontrol edebildikleri alanlar azalır. Belirli bir büyüklüğe ulaşan aile şirketlerinde ise genellikle varlıkların korunması güdüsüyle iç denetim departmanlarının oluşturulması gündeme gelir.

İç denetim departmanlarının ilk kez kurulduğu firmalarda genellikle öncelikli faaliyet alanı nakit ve stok gibi varlıklar üzerindeki kontroller, yani bu varlıkların korunmasıdır.

Finansal raporların güvenilirliği, özellikle vergi ve sosyal güvenlik alanında yasal mevzuata uygunluğun sağlanması gibi konular da iç denetim çalışmalarının kapsamına girebilir.

Şirketlerin büyümesi ve kurumsallaşması ile birlikte iç denetim faaliyetinin varlıkları koruma noktasından katma değer yaratma noktasına kaydığı gözlemlenir.
Bu seviyede iç denetim; iş süreçlerinin geliştirilmesi, operasyonel verimlilik, risk yönetimi gibi katma değerli faaliyetler içerisinde yer almaya başlar.
İç denetim faaliyeti kurumun  yönetişim faaliyetlerinin geliştirilmesi için tavsiyelerde bulunmak ve yapılacak iç denetim çalışmaları ile kurumsal yönetim yapısına katkıda bulunabilir.
 

5 Ağustos 2013 Pazartesi

İÇ DENETİMİN SUİSTİMAL DENETİMİNDE GÖREVLERİ
 
İç denetçilerin suiistimaller konusundaki sorumlulukları önleyici tedbirleri değerlendirmek ve şüpheli durumları soruşturmak olarak iki başlıkta ele alınabilir. Suiistimal denetimine özgü bazı hususlara aşağıda yer verilmiştir.


Suistimal Tanımı

Uluslararası Denetim Standartlarına göre; işletmenin yöneticileri, çalışanları veya işletme ile ilgili üçüncü kişilerin bir veya daha fazlası tarafından kendilerine adil olmayan ve illegal bir avantaj sağlamak üzere giriştikleri kasıtlı ve aldatıcı davranışlar hile olarak tanımlamaktadır. Amerikan Sertifikalı Hile Denetçileri Birliği ise hileyi “Bir kişinin mesleki görevini varlıklarını ve kaynaklarını amacı dışında ve yanlış kullanmak suretiyle kişisel çıkar sağlaması” olarak tanımlamaktadır.
Suiistimallerin önlenmesinde asıl sorumluluk şirket yönetimine aittir.




Değişik kaynaklarda hileler değişik sınıflamalara tabi tutulmakla birlikte ACFE tarafından yapılan sınıflandırmaya bakıldığında hile türleri 3 ana başlık altında toplanmaktadır:

i. Varlıkların Kötüye Kullanılması: Bir çalışanın işletme varlıklarını ele geçirmesi veya kendi yararına kullanması şeklinde ortaya çıkan suiistimal türüdür. İşletmelerde meydana gelme sıklığı bakımından ilk sırada yer almakla birlikte diğer suiistimal türlerine göre işletmelere maliyeti daha azdır. Varlıkların kötüye kullanılması; nakit ve stok hırsızlığı, fiktif faturaların kayda alınması, personelin iş masraflarını şişirmesi veya işletme demirbaşlarının çalınması gibi suiistimalleri kapsamaktadır.

ii. Hileli Finansal Raporlama: Hileli finansal raporlama işletmenin mali durumunun olduğundan farklı gösterilerek tüm işletme ilgililerinin yanıltılması biçiminde ortaya çıkan hile türüdür. Genellikle tepe yöneticileri tarafından yapılan finansal tablo hileleri sonucu işletme hem itibar olarak hem de maddi olarak zarar görmektedir. Hileli finansal raporlama; işletmenin durumunun olduğundan iyi gösterilmesi ya da olduğundan kötü gösterilmesi şeklinde olabilir. İşletme yönetimi, hissedarları yanıltarak şirketi olduğundan iyi gösterebilir veya yılsonunda prim vb. hak edişleri elde edebilmek için mali tabloları manipüle edebilir.  Kamuoyuna da yansımış büyük şirket skandalları genelde mali tabloların hileli oluşturulmasıyla ilgilidir.

iii. Yolsuzluk ve Ahlaki Olmayan Davranışlar: Çalışanın bir işletme faaliyetinde işverenin ya da bir başkasının haklarını göz ardı ederek, gücünü yanlış bir biçimde kendisine veya bir başkasına yarar sağlama amaçlı kullanmasıdır. Rüşvet, satın alma usulsüzlükleri, ihaleye fesat karıştırma, şirketin ekonomik gücünü kendi çıkarına kullanma gibi örnekler verilebilir.


Suistimal Denetiminin Kapsamı

Suiistimal denetimleri suiistimalin önlenmesi veya suiistimal şüphesi olan durumların araştırılması olmak üzere iki temel çerçevede ele alınmalıdır.

Suiistimalin önlenmesi: Spesifik olarak iç denetçiler iç kontrollerin yeterliliğini ve etkinliğini değerlendirerek suiistimalden caydırma konusunda şirket yönetimine yardımcı olabilirler. Ayrıca kurumun kuvvetli ve zayıf olduğu alanlar hakkındaki bilgi birikimini geliştirerek ve bu hususta uzmanlıklarını kullanarak suistimale karşı etkili önleyici tedbirleri belirlemesi için yönetime yardımcı olabilirler.

Suiistimalin soruşturulması: İç denetçinin suiistimal risk yönetiminde oynadığı roller arasında; şüpheli suiistimal fiilinin ilk veya tam soruşturulması, kök sebep analizi ve iyileştirmeye yönelik tavsiyeler, raporlama, ihbar hattını izlemek veya etik ilkeler konusunda danışmanlık ve eğitim vermek sayılabilir. 

İç denetçiler; şirket varlıklarını zimmete geçirmeye ve gerçeğe aykırı bilgiler talep etmeye yönelik tarama yapmak amacıyla proaktif denetimler gerçekleştirebilirler. Belirli suiistimal tiplerini tespit etmek için veri madenciliği dahil bilgisayar destekli denetim tekniklerinin kullanılması da bu kapsama girer. İç denetçiler aynı zamanda olağandışı kalemleri bulmak için analitik ve başka prosedürlerden faydalanabilirler ve yüksek riskli hesaplara ve işlemlere yönelik ayrıntılı analizler gerçekleştirebilirler.


İç denetim biriminin suiistimal vakalarında rolü; soruşturmanın bizzat yürütülmesi, soruşturmaya destek verilmesi veya olayın dışında kalınması şeklinde olabilir. İç denetim soruşturmadan sorumlu olacaksa soruşturma ekibinin kurulmasında ve soruşturma sırasında şirket içi ve dışı diğer kaynaklardan destek alabilir.

Her bir soruşturma için kurumun prosedürleri izlenerek ayrı bir soruşturma planı geliştirilir.
Spesifik duruma ve soruşturma ekibinin hedeflerine bağlı olarak her soruşturmada kullanılan prosedürler değişecektir.
 
Kanıt elde etmek: Kanıtların toplanması ve hazırlanması, suiistimali anlama sürecinde kritik ve önemli bir aşamadır. Elde edilen tüm raporlar, belgeler ve kanıtlar kronolojik olarak bir envanterde kaydedilmelidir.

Görüşme yapmak: Soruşturma yapan kişi şüpheli veya kendisine yardımcı olabilecek diğer kişilerle görüşebilir. Şüpheli ile yapılacak görüşme genelde kanıt elde edildikten sonra yapılmalıdır.



Suistimal vakalarının raporlanması; soruşturmanın durumu ve alınan sonuçlarla ilgili üst yönetim ve yönetim kurulu ile yapılan sözlü, yazılı, ara ve nihali değerlendirmeleri kapsar. Raporlar soruşturma başında, devam ederken veya sonunda verilebilirler. Soruşturma sonunda yazılı bir rapor verilebilir. Soruşturmacı raporu yazarken yönetimin ihtiyaçları yanında yasal şartları, kurumun politika ve prosedürlerini dikkate almalıdır.
 

27 Ocak 2012 Cuma

İÇ DENETİMDE KALİTE

Denetimin Kendi İç Değerlendirmeleri
İç denetim faaliyetinin kendini değerlendirmesi günlük rutin faaliyetlerden birisi olmalıdır. Değerlendirme çalışmaları; iç denetim çalışmalarının gözden geçirilmesi, cheklist’ler, geribildirim alınması ve bütçeler yoluyla sağlanabilir.
Periyodik değerlendirmeler ise rutin yapılanlar dışındaki iç denetimin standartlara ve düzenlemelere uygunluğu, etkinliği ve verimliliğinin değerlendirilmesi çalışmalarını içerir. Periyodik değerlendirmeler içerisinde aşağıdaki unsurlar sayılabilir.
 Sürekli gözden geçirme dışında menfaat sahiplerinden daha doğrudan bir geribildirim alınması (anket veya mülakat yoluyla v.b.)
 Kendi kendini değerlendirme (self-assessment)
 İç denetimin diğer denetim mesleğindeki profesyoneller tarafından değerlendirilmesi
 Denetim mesleğindeki profesyoneller tarafından incelenmek üzere iç denetim biriminin materyalleri ve belgeleri hazırlaması,
 Benchmarking
İç değerlendirmeyi yapan kişiler sonuçları genellikle doğrudan CAE’ye (Cehief Audit Executive) raporlarlar. CAE; değerlendirme sonucu ulaşılan sonuçları, aksiyon planlarını ve uygulama ile ilgili diğer bilgileri, üst yönetim, yönetim kurulu ve dış denetçilerle paylaşır.

Değerlendirmede Kullanılacak Ölçülerin Belirlenmesi
Performans ölçüm süreci aşağıdaki unsurları içermektedir. Bu ölçütlerin kullanımı iç değerlendirmenin bir unsurudur.
 Kritik performans göstergelerinin belirlenmesi (Menfaat sahiplerinin memnuniyeti, denetim süreçleri, yenilikçilik ve yeterlilik)
 Performans kategorileriyle ilgili stratejilerin ve ölçülerin belirlenmesi
 Performans ölçüleriyle ilgili gözden geçirme, analiz ve raporlama için bir süreç oluşturulması
Performans ölçüm kriterleri iç denetim biriminin büyüklüğü ile organizasyonun bulunduğu endüstri vb. spesifik konular dikkate alınarak belirlenmelidir. Stratejilerin ve ölçülerin belirlenmesinde aşağıdaki esaslardan faydalanılabilir;
 Mesleki standartlar
 Organizasyonun ve iç denetim biriminin stratejik planları
 Kanunlar, yasal düzenlemeler ve diğer düzenlemeler
 İç denetim biriminin misyonu ve yönetmeliği,
 Menfaat sahiplerinin tatmin düzeyinin analiz edilmesi
CAE; iç denetimin faaliyetleriyle ilgili menfaat sahiplerini ve bunların ihtiyaç duyabileceği ürün ve hizmetleri belirlemelidir. Daha sonra bu menfaat sahiplerinin çalışmalardan tatmin olup olmadıkları belirlenir. Tatmin düzeyinde düşüklük olması durumunda aksiyon planları oluşturulur. Bu süreçle ilgili olarak; menfaat sahipleriyle olan ilişkiler, organizasyonun niteliği ve yasal düzenlemelerin derecesi konuları göz önüne alınır.
Denetim süreçleriyle ilgili performans ölçüm kategorilerinin tanımlanmasında İç denetçiler enstitüsünün performans standartları ile iç denetim biriminin yönetmeliği dikkate alınır. Bunlara örnek olarak; risk değerlendirme/denetim planlaması, denetimin planlanması ve yürütülmesi, sonuçların iletilmesi ve raporlama konuları verilebilir.
Yenilikçilik ve yeterlilik konularında performans ölçüm kategorilerinin belirlenmesinde Nitelik ve Performans standartları göz önünde bulundurulur. Bunlara örnek olarak ise; eğitim, teknoloji kullanımı ve endüstri bilgisi verilebilir.
Ölçüm kriterleri belirlenen amaçların gerçekleştirilmesini motive edecek ve başarı düzeyinin ölçülmesine uygun şekilde belirlenmelidir. Performans ölçüleri; standartlarla, stratejik amaçlarla, kanun ve yasal düzenlemelerle uyumlu olmalıdır. Ölçüler sayısal olabileceği gibi nitelik üzerine de olabilir.
Ulaşılan sonuçlar anahtar menfaat sahiplerine raporlanmalıdır. Ayrıca denetim komitesine yıllık faaliyet raporu sunulmalıdır.

3 Ocak 2012 Salı

İÇ KONTROLLERE GENEL BAKIŞ

Kontrollerin asıl amacı planlanan amaçlara ulaşılmasını güvenceye almaktır. Bunun için faaliyet sonuçlarıyla ilgili geri bildirim, sonuçların ilgili kriterlerle karşılaştırılması ve gerekli düzeltmelerin yapılması gerekir.

Kontrol Türleri:
Kontroller; önleyici (preventive) , ortaya çıkartıcı (detective), yönlendirici (directive) ve etkileri azaltıcı (mitigating) olabilir. Kontroller aşağıdaki gibi sınıflandırılır:
- Geribildirim: Tamamlanan faaliyetlerle ilgili kontrollerdir. Geçmiş hatalara bakarak gelecektekiler önlenmeye çalışılır.
- Cari Kontroller (concurred): Faaliyetle eş zamanlı olarak yürütülür
- İleriye dönük kontrol (feedforward): politika ve prosedürler gibi ileriye dönük önleyici kontrollerdir.

Kontroller finansal ve operayonel olarak da ayrılabilir. Her ikisi için de kriterler ve amaçlar belirlenmelidir.
- Finansal kontroller ilgili muhasebe politikalarına göre belirlenir. Amaçları: 1. Gerekli onaylar 2. Doğru muhasebeleştirme 3. Varlıkların korunması 4. Kanunlara, düzenlemelere ve sözleşmelere uyumdur.
- Operasyonel kontroller, üretim ve destek fonksiyonları gibi kriter belirlenmesinin zor olduğu alanlarda kullanılır. Yönetim tarafından belirlenen prosedür ve yönetim prensipleri kriter olarak kullanılır.

Kontrol Süreci:
Tipik bir kontrol süreci:
- Stratejik kontrol noktaları seçilir. Bu noktalarda faaliyetlerle ilgili bilgi toplanır.
- Faaliyeti ölçmek için gözlem ve örnekleme gibi yöntemlerle bilgi toplanır.
- Toplanan bilgiler kayıt altına alınır ve sınıflandırılır.
- Bu bilgiler önceden belirlenen kalite, biçim ve maliyet standartlarıyla karşılaştırılır.
- Performansın tatmin edici olup olmadığına karar verilir.
- Önemli sapmalar ilgili idarecilere bildirilir.
- Takip: alınan tedbirlerin etkili olup olmadığı aynı süreç tekrarlanarak kontrol edilir.
- Standartlar gözden geçirilerek gerektiğinde revize edilir.

Planlama ve Kontrol:
Bu iki kavram iç içedir. Detaylı planlama kontrol faaliyetlerini de içerisine almaktadır. Bütçe ve başabaş analizi çalışmaları planlamayla ilgili kontrollere örnek verilebilir.
Kontroller niteliksel (kalite kontrolleri, iş tanımları vs) ve niceliksel (bütçe, kotalar vs) olabilir.

Kontrollerin Etkinliği:
Kontroller: Zamanında, Ekonomik (Fayda-Maliyet), Uygun yerlerde, Esnek, Faydalı, Hesap verilebilirlik sağlayan, Sorunun kaynağını gösteren,özelliklerde ise etkilidir.

Kontrol Standartları:
Kontrol standartları ilgili personelle birlikte belirlenirse hem daha fazla benimsenecek hem de daha etkili olacaktır. Kontroller esnek olmalı, gerektiğinde revize edilmelidir. Kontrollerin sıkı olması eğer personelde performansı arttırıyorsa faydalıdır.

Kontrollerin Ölçümü:
Kontrollerde ölçümü kimin yapacağı davranışsal özelliklere göre belirlenebilir. Kişinin kendi kendini değerlendirmesi veya ikinci, üçüncü şahıslarca değerlendirme seçenekleri olabilir.

İÇ KONTROLLERE GENEL BAKIŞ

Kontrollerin asıl amacı planlanan amaçlara ulaşılmasını güvenceye almaktır. Bunun için faaliyet sonuçlarıyla ilgili geri bildirim, sonuçların ilgili kriterlerle karşılaştırılması ve gerekli düzeltmelerin yapılması gerekir.

Kontrol Türleri:

Kontroller; önleyici (preventive) , ortaya çıkartıcı (detective), yönlendirici (directive) ve etkileri azaltıcı (mitigating) olabilir. Kontroller aşağıdaki gibi sınıflandırılır:

- Geribildirim: Tamamlanan faaliyetlerle ilgili kontrollerdir. Geçmiş hatalara bakarak gelecektekiler önlenmeye çalışılır.
- Cari Kontroller (concurred): Faaliyetle eş zamanlı olarak yürütülür
- İleriye dönük kontrol (feedforward): politika ve prosedürler gibi ileriye dönük önleyici kontrollerdir.
Kontroller finansal ve operayonel olarak da ayrılabilir. Her ikisi için de kriterler ve amaçlar belirlenmelidir.
- Finansal kontroller ilgili muhasebe politikalarına göre belirlenir. Amaçları: 1. Gerekli onaylar 2. Doğru muhasebeleştirme 3. Varlıkların korunması 4. Kanunlara, düzenlemelere ve sözleşmelere uyumdur.
- Operasyonel kontroller, üretim ve destek fonksiyonları gibi kriter belirlenmesinin zor olduğu alanlarda kullanılır. Yönetim tarafından belirlenen prosedür ve yönetim prensipleri kriter olarak kullanılır.

Kontrol Süreci:
Tipik bir kontrol süreci:
- Stratejik kontrol noktaları seçilir. Bu noktalarda faaliyetlerle ilgili bilgi toplanır.
- Faaliyeti ölçmek için gözlem ve örnekleme gibi yöntemlerle bilgi toplanır.
- Toplanan bilgiler kayıt altına alınır ve sınıflandırılır.
- Bu bilgiler önceden belirlenen kalite, biçim ve maliyet standartlarıyla karşılaştırılır.
- Performansın tatmin edici olup olmadığına karar verilir.
- Önemli sapmalar ilgili idarecilere bildirilir.
- Takip: alınan tedbirlerin etkili olup olmadığı aynı süreç tekrarlanarak kontrol edilir.
- Standartlar gözden geçirilerek gerektiğinde revize edilir.

Planlama ve Kontrol:
Bu iki kavram iç içedir. Detaylı planlama kontrol faaliyetlerini de içerisine almaktadır. Bütçe ve başabaş analizi çalışmaları planlamayla ilgili kontrollere örnek verilebilir.
Kontroller niteliksel (kalite kontrolleri, iş tanımları vs) ve niceliksel (bütçe, kotalar vs) olabilir.

Kontrollerin Etkinliği:
Kontroller: Zamanında, Ekonomik (Fayda-Maliyet), Uygun yerlerde, Esnek, Faydalı, Hesap verilebilirlik sağlayan, Sorunun kaynağını gösteren,
Özelliklerde ise etkilidir.

Kontrol Standartları:
Kontrol standartları ilgili personelle birlikte belirlenirse hem daha fazla benimsenecek hem de daha etkili olacaktır. Kontroller esnek olmalı, gerektiğinde revize edilmelidir. Kontrollerin sıkı olması eğer personelde performansı arttırıyorsa faydalıdır.
Kontrol Ölçüleri:
Kontrollerde ölçümü kimin yapacağı davranışsal özelliklere göre belirlenebilir. Kişinin kendi kendini değerlendirmesi veya ikinci, üçüncü şahıslarca değerlendirme seçenekleri olabilir.

24 Şubat 2011 Perşembe

IFAC ULUSLARARASI DENETİM STANDARTLARI ÇERÇEVESİNDE DIŞ DENETÇİLERİN BAĞIMSIZLIĞI

Uluslararası Denetim Standartları, IFAC bünyesinde bulunan IAASB tarafından yayımlanmaktadır. Uluslararası Denetim Standartlarında denetçi bağımsızlığı ile ilgili düzenlemelere “ISA 200-Finansal Tablolar Denetiminin Amacı ve Genel İlkeler” standardı altında bir madde olarak yer verilmiştir. Söz konusu maddede Finansal Tablolar Denetimi ile Etik Gereksinimler başlığı altında denetçilerin denetim çalışmaları sırasında gerekli etik değerlere uymaları gerektiği belirtilmiştir.
Ayrıca “220-Denetim Çalışmasında Kalite Kontrolü” standardında denetim firmalarında görev yapanların bağımsızlık, doğruluk, objektiflik, güvenilirlik ve profesyonel davranış ilkelerine bağlı kalmaları gerektiği belirtilmektedir. Denetim firması ortaklarının denetim sözleşmesi ve denetim çalışması sırasında bağımsızlığı sağlayıcı ve çıkar çatışmasını önleyici tedbirleri almaları gerekmektedir.
Uluslararası Denetim Standartlarında denetçi bağımsızlığına etik ilke olarak değinilmiş olmakla birlikte asıl düzenleme standartlardan ayrı olarak yayımlanan “Muhasebeciler İçin Etik İlkeler”de yapılmıştır.

1. Muhasebeciler İçin Etik İlkeler
IFAC denetçi bağımsızlığına ilişkin ayrıntılı düzenlemeleri Muhasebeciler İçin Etik Kurallar (The Code Of Ethics For Professional Accountants) çerçevesinde oluşturmuştur. IFAC meslek etiği kurallarında bağımsızlık ile ilgili hükümler serbest meslek icra edenlere yönelik olup iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda denetçi bağımsızlığına yönelik genel ilkeler ile bağımsızlığı azaltan durumlar ve bağımsızlığı korumaya yönelik önlemler açıklanmıştır. İkinci kısımda ise spesifik durumlarda uygulanacak ilkelere ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

2. Bağımsızlığı Tehdit Eden Durumlar
IFAC tarafından yayımlanan Etik Kurallarda pek çok durumun bağımsızlığı tehdit edebileceği belirtildikten sonra örnek olarak aşağıdaki durumlar verilmiştir.
a. Kişisel Menfaat (Self Interest) Tehlikesi: Denetçinin kendisinin, aile üyelerinin veya yakınlarının müşteri nezdinde mali menfaatleri veya müşteri ile kişisel menfaat anlaşmazlığı olması durumunda ortaya çıkabilir.
b. Kendi İşini Denetleme (Self Review) Tehlikesi: Denetçinin denetim döneminde veya önceki dönemlerde kendi verdiği kararlar ile ilgili konuları denetlemesi durumunda ortaya çıkar. Denetçinin kendi katıldığı kararlar ile ilgili konuları denetlerken objektifliğini koruması güçtür.
c. Savunma (Advocacy) Tehlikesi: Denetçinin, müşteri işletme ile ilgili mahkeme ve benzeri bir durumda önceki çalışmalarındaki objektifliğini zedeleyecek şekilde ifade verme durumunda olması gibi hallerde kendini savunma eğilimi göstermesinden kaynaklanabilir.
d. Samimiyet (Familiarity) Tehlikesi: Bir firmanın veya denetim ekibinin bir üyesinin, müşterisi veya yöneticileri ile olan yakın ilişkileri sonucu müşterinin menfaatlerine aşırı derecede önem verir duruma gelmesi halinde oluşabilir.
e. Yıldırma (Intimidation) Tehlikesi:Doğrudan veya dolaylı tehdit ve zorlamalar sonucunda denetçinin objektif karar vermesinin zorlaşması durumunda oluşabilir.

Belirli bir tehdidin ne derece önemli olduğu tehdidin gücü; karışan kişilerin konumu, tehdide yol açan durumun özelliği ve genel olarak denetim ortamı gibi sayılabilen veya sayılamayan pek çok duruma bağlıdır. Denetçi tehdidin önemini değerlerken farklı tehdit türlerinin bir arada ortaya çıkabileceğine dikkat etmelidir. Denetçi bağımsızlığını tehlikeye sokan risk düzeyini bu tehditlerin tek tek veya birlikte önemi ve denetim üzerindeki etkisi belirleyecektir.
IFAC tarafından yayımlanan Muhasebeciler İçin Etik Kurallar setinin B bölümünde serbest meslek faaliyeti yürüten meslek mensuplarının karşılaşabileceği spesifik durumlarla ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeler ana başlıklar halinde şu şekilde belirtilebilir:

- Mesleki Atamalar
- Çıkar Çatışmaları
- İkincil Görüşler
- Ücret ve Diğer Gelirler
- Mesleki Hizmetlerin Pazarlanması
- Hediyeler ve Ağırlamalar
- Müşterilere Ait Varlıkların Muhafazası
- Objektiflik – Tüm Hizmetlerde
- Bağımsızlık – Güvence (Assurance) Hizmetlerinde

3. Bağımsızlığı Koruyucu Önlemler
Koruyucu önemler bağımsızlığa yönelik tehditleri kabul edilebilir bir düzeye indirebilir veya ortadan kaldırabilir. Koruyucu önlemler iki ana bölümde ele alınabilir:

1. Mesleki ve yasal düzenlemeler ile meydana getirilen koruyucu önlemler,
2. İş ortamından kaynaklanan koruyucu önlemler.
IFAC tarafından yayımlanan Etik Kurallarda; mesleki ve yasal düzenlemeler ile meydana getirilen koruyucu önlemlere örnek olarak aşağıdaki düzenlemeler verilmiştir.
- Mesleğe giriş için getirilen mesleki eğitim ve tecrübe şartları,
- Sürekli mesleki gelişim gerekliliği,
- Kurumsal Yönetim ile ilgili düzenlemeler,
- Mesleki standartlar,
- Mesleki ve düzenleyici kurumların gözetim ve disiplin prosedürleri,
- Denetçi çalışmalarının yasal olarak yetki verilmiş üçüncü taraflarca gözden geçirilerek değerlenmesi.

İş ortamından kaynaklanan tehditler ve bu tehditlerin önlenmesine yönelik olarak getirilen koruyucu önlemlere ise Etik İlkelerin B ve C bölümlerinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler daha ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.
Uygulanacak bazı önlemler etik olmayan davranışların ortaya çıkarılmasını kolaylaştırabilir. Söz konusu önlemler muhasebe mesleği, yasal düzenlemeler veya çalışılan organizasyonlar tarafından oluşturulmuş olabilir. Etik İlkerlerde bu tür önlemlere örnek olarak aşağıdaki unsurlar sayılmıştır:

- Çalışılan organizasyon veya meslek örgütlerince oluşturulan etkili bir şikayet sistemi meslek mensuplarının, şirket çalışanlarının veya genel olarak kamu oyunun etik olmayan davranışlara karşı ilgi ve tutumunu etkileyebilir.
- Etik davranış gereksinmeleri ile ilgili olarak bölümlerin raporlama sorumluluklarının açık bir şekilde ortaya konması.
Koruyucu önlemlerin varlığı ve etkinliği bağımsızlık risk düzeyini etkiler. Denetçi bağımsızlığına ilişkin tehditleri ortadan kaldırmak veya azaltmaya yönelik olarak oluşturulabilecek sınırlamalar, yasaklamalar, diğer politikalar ve prosedürler ile açıklamalar gibi farklı koruma önlemleri bulunmaktadır. Denetçilerin her zaman bunları dikkate almaları ve belgelendirmeleri gerekmektedir.

Kaynaklar:
- IFAC, Handbook of International Auditing, Assurance and Ethics Pronouncements, 2007 Edition,
- UZAY Şaban, Türkiye’de Denetçi Bağımsızlığı, www.iibf.erciyes.edu.tr/akademik/suzay/suzay_d1e.pdf

Şirket içi yolsuzluklara karşı bilişim.

Kariyer Dergi Aralık 2008


Şirketler bazen kendi çalışanları tarafından yapılan yolsuzluklardan zarar görebiliyor. Özellikle kurumsallaşma çabası içindeki aile firmaları denetimi profesyonel kadrolara bırakırken veya büyüme sürecinde olan firmalar yolsuzlukla karşılaşabiliyor. Çözümüyse yine etkin bilgi sistemleri sunuyor!
Yolsuzluk, sadece devlet kurumlarında değil özel sektörde de karşılaşılan problemlerden biri. PriceWaterHouse tarafından yapılan bir araştırmada şirket içi yolsuzluklarda şirketlerin uğradığı zararın vaka başına 3,5 milyon doları bulabildiği saptanmış. Yolsuzlukların pek çok farklı çeşidi bulunmakla birlikte, kuralları önceden belirlenmiş ve sorumlulukların dağıtılmış olduğu merkezi sistemler, yolsuzluğun önlenmesinde, en azından en kısa zamanda fark edilmesinde çok etkin.

Onay mekanizmaları
Şirket içi yolsuzluk denince akla ilk olarak para ile en çok temasta olan satın alma ve muhasebe birimleri geliyor. Satın alma sürecinde, tedarikçi adaylardan komisyon almak, kendisinin direkt veya dolaylı ortaklığı olan bir firma ile gerçek değerinin üzerinde anlaşma yapmak gibi etik dışı davranışlara rastlanabiliyor. Ya da ödemelerden sorumlu kişiler bir ürün ya da hizmet alınmadan, alınmış gibi göstererek belli kişi ya da firmalara ödeme çıkartabiliyor. Şirket henüz aile firmasıyken ve her şey patronun bilgisi dahilinde gerçekleşirken, bu tür riskler bulunmuyor. Ancak şirket yönetimi profesyonel kişilere devredilirken entegre bir bilgi sistem ağı yerleştirilmemiş, iş süreçleri standartlaştırılmamışsa büyük riskler ortaya çıkıyor. Bu tür risklere karşı, tüm iş sürecini merkezi bir bilgi sistemine aktarıp, süreçteki herkesin bilgi ve onayını almak, her işin standardını belirlemek çok önemli. Aynı devlet yönetiminde olduğu gibi şirket içinde de güçlerin ayrılığı ilkesi benimsenmeli. Satın alma talebinde bulunan, bu talep karşılığında satın almayı gerçekleştiren kişiler, bu ürün/hizmeti kullanan kişiler ve sonunda ödemeyi yapan kişiler ayrı olmalı ve tüm bu süreç merkezi bir bilgi sistemi ile denetlenmeli. Talep olmadan alım gerçekleşmemeli, ürün/hizmet kabulü olmadan ödeme yapılmamalı.

Standartların belirlenmesi
Her ne kadar görülme olasılığı çok düşük olsa da, para ile direkt ilişkisi olmayan üretim birimlerinin de yolsuzluk yapma ihtimali bulunuyor. Bazı hammadde ve sarf malzemelerini daha fazla kullanıp, malzeme tedarikçisi firmadan komisyon almak gibi ender olaylara rastlanıyor. Ya da bazı işçilerle anlaşıp, fazla mesai ihtiyacı yokken, daha yüksek ücret ödeyerek fazla mesaiye bırakmak ve fazla mesai ücretinden komisyon almak gibi olaylar yaşanabiliyor.
Bu durumların belirlenebilmesi için, şirket tarafından üretilen her türlü ürün ve hizmetin, standart malzeme ve işçiliğinin yine merkezi bir sistemde belirlenmesi büyük önem taşıyor. Merkezi bir sistemde toplam ihtiyaçların hesaplanması, bu hesaplamalara göre iş emirlerinin açılması, bu iş emirleri dahilinde alım ya da fazla mesai kararının verilmesi, bu tür suistimalleri önlüyor. Ancak kurumsallaşma yolundaki bazı firmalarda, bu bilgiler sadece patronda ve aile fertlerinde bulunuyor. Çoğu zaman bunlar yazılı bilgi olarak da saklanmıyor. Kurumsallaşırken bu bilgiler mutlaka standart süreler olarak belirlenmeli. Şirket içinde yapılacak her işin bu standartlar ile karşılaştırılması mümkün olmalı. Şirket içinde yaygınlaştırılacak entegre bir sistem ile yapılan tüm işlerin gerektirdiği standart işçilik ve malzemeler, gerçekleşen tüketim ve işçilik süreleri ile karşılaştırılmalı. Bu sayede her ayın sonunda üstünden geçilip değerlendirilecek standart ve gerçekleşen tüketimlerle verimlilik kontrol altına alınıp, yolsuzluk riskleri sıfıra indirilebilir.

Eğilim analizleri
Kurumsallaşma yoluna giren firmalarda, satış profesyonellerinin şirkete dahil olması, patronun satış sözleşmelerindeki hakimiyetini azaltıyor. Bazı durumlarda satış profesyonellerinin, kendi kurdukları firma ile sanal bayi gibi çalıştıkları görülebiliyor. Kendi aralarında kurdukları bir firma ile şirketin ürünlerini mümkün olan en yüksek indirimle kendi sahipliklerine geçirip, sonrasında zaten hazır olan müşterilere daha az indirimle satıp, aradaki farktan fayda sağlayabiliyorlar.
Bu gibi durumlar için eğilim analizleri, durumu fark etmek ve gerekli önlemleri almak açısından çok yararlıdır. Müşteri/ bayi bazında toplam satış rakamlarının zaman içindeki değerlerinin merkezi bir sistem ile takip edilmesi, beklenenden yüksek düşüş ya da artışların sorgulanması gerekiyor. Eğilim analizleri müşteri memnuniyeti konusunda da çok önemli bilgiler sağlayabiliyor. Patronun denetiminin azaldığı ortamlarda, şikayetlerin patrona kadar ulaşması zorlaşıyor, müşteri memnuniyetindeki sıkıntılar patrona çok geç intikal edebiliyor.
Örnek bir vakada bir müşterimiz satışları bir anda düşen bayisini aradığında, bayi ile satış temsilcisinin kavga ettiği ortaya çıkmıştı. Normalde şirkete küsmüş olan bayi bu durumu şirket sahibine ulaştırmaktan ziyade, alımdan vazgeçerek tepkisini göstermişti. Ama eğilim analizlerine bakan patron, durumu fark ederek müdahale edebildi.

Kalite standartları
Kurumsallaşan firmalarda kalite süreçlerinin devreye alınması bu yolsuzlukları önlemede ilk savunma duvarını örüyor. Her işin belli bir standarda göre yapılması, onay mekanizmalarının kurulması, kurumsallaşmada ve patronun azalan denetim boşluğunun doldurulmasında etkili oluyor. Ancak tüm süreci elektronik ortama taşıyıp, patronun istediği anda ve dönem sonlarında uygulanma performansını takip edebilmesinin de sağlanması gerekiyor. Standartları belirlemek ile standartları uygulatmak arasında çok önemli bir boşluk bulunuyor. Bu boşluk bilgi sistemleri tarafından doldurulmalı.
Bu konuda geçtiğimiz yıllarda, dünyaca ünlü firmaların üst düzey yöneticilerinin karıştıkları bazı olaylar, konuyu yeniden gündeme taşıdı. Üst düzey yöneticilerin kendilerini başarılı gösterip yüksek prim almalarını sağlayan muhasebe kaydı usulsüzlükleri sonrasında, kurumsal bilgi sistemleri ile ilgili standartlarda değişiklikler yapıldı. Özellikle kayıt silme ve düzeltme işlemlerinde mutlaka sistemde bir iz bırakılıyor olması, bu işlemlerin birkaç kişi tarafından onaylanmadan gerçekleşmemesi gibi özellikler eklendi.

Gelişmiş uyarı mekanizmaları
Günümüzde kullandığımız kurumsal yazılımların çoğunda uyarı mekanizması bulunuyor. Belli bir oranın üzerinde indirim verildiğinde, yüklü bir ödeme yapıldığında, mesai saatleri dışında kritik bir işlem gerçekleştirildiğinde sistem tarafından otomatik uyarı mesajlarının patron ya da denetici birimlere gönderilmesi sağlanabiliyor. Bu uyarı mekanizmaları sayesinde, ilgili işlemler detaylı olarak sorgulanıp, olası yolsuzluklar önlenebiliyor. Günümüzün gelişmiş teknolojileri sayesinde, şüphe duyulan kişilerin bilgisayarları ile yapacakları her türlü mesajlaşma ve işlem takip edilebiliyor. Merkezi bir sistem kurulup, şirket içi tüm işlemlerin bu sistem üzerinde gerçekleştirilmesi, yolsuzluklara karşı en caydırıcı önlem olduğu gibi, olası bir usulsüzlükte durumun en hızlı biçimde fark edilmesini de sağlıyor.

En çok karşılaşılan yolsuzluklar
Muhasebe ve satın alma birimlerinde;
* Satın alma sürecinde, tedarikçi adaylardan komisyon almak.
* Kendisinin direkt veya dolaylı ortaklığı olan bir firma ile gerçek değerinin üzerinde anlaşma yapmak.
* Bir ürün ya da hizmet alınmadan, alınmış gibi göstererek belli kişi ya da firmalara ödeme çıkartmak.
Üretim birimlerinde;
Bazı hammadde ve sarf malzemelerini daha fazla kullanıp, malzeme tedarikçisi firmadan komisyon almak
Bazı işçilerle anlaşıp, fazla mesai ihtiyacı yokken, daha yüksek ücret ödeyerek fazla mesaiye bırakmak ve fazla mesai ücretinden komisyon almak
Satışta;
* Kendi aralarında kurdukları sanal bir firma ile şirketin ürünlerini mümkün olan en yüksek indirimle kendi sahipliklerine geçirip, sonrasında zaten hazır olan müşterilere daha az indirimle satıp, aradaki farktan fayda sağlamak
Üst yönetimde;
* Kendilerini başarılı gösterip yüksek prim almalarını sağlayan muhasebe kaydı usulsüzlükleri